29.3.08

ne yardan ne şerden

mutluluk parayla satılsaydı kaç kişinin gözleri gülerdi ki, dudağında tebessüm belirirdi? belki çok,belki de hiç..bilemeyiz tabi, parayla mutlu olmuyoruz çünkü!
içimizden geldiği gibi yaşıyoruz,canımız ne isterse onu yapmıyo muyuz,
kendimiz mutlu olalım diye çaba sarfetmiyo muyuz?hep başkası ya da başkaları için mi yapıoruz!? o mutlu olsun,biraz da bana pay düşsün diyoruz belki..
o mutlu olsun yeter ki; bende mutlu olurum ya da.ben değil! "o"- "onlar"
tamam bi bedel ödemiyoruz.tatlı bi söz, bi hediye, bi gülümse...ne çabuk sevindiriyoruz; hem kendimizi, hem mutsuz olan insanları.

velhasıl ben orda mutlu olamadım.yüzümü güldüremedim.eksik ve kısa cümleler kurdum.perdelerimi indiremedim.sevmeliydim ki elimden geleni yapmalıydım,çaba göstermeliydim,gayret etmeliydim.yapamadım.çünkü kendim mutlu değildim,etrafımı mutlu ediyim!
hayırlısı olsun dedik her zamanki gibi.1 günle de olsa anladım bazı şeyleri,gördüm,izlenim edindim.yorulanları,sabaha karşı gelip akşama kadar çalışanları,bi yandan isyan edenleri,sömürenleri,ciddiyetsizliği...sadece gördüm!

"her hayır da bir şer,her şer de bir hayır vardır" ya, Allah bi kapıyı kapatırken,birini açarmış ya..yeni bi kapının açılmasını bekliyorum.er ya da geç o kapı açılacak.sonra mı? sonrası nasip-kısmet :)

şimdilik sabır!
gönül sabreyle sabreyle :)

26.3.08

nedense perşembeyi andırdı bugün bana :s ?!? prisını izliyim die cnbc-e'yi açtım.how ı met your mother çıktı..o da bitiyomuş zaten.çalışıyo olsam erken getirmiştim haftasonunu :p
salı günü -yani dün- :d gittim bi ketring (tabldot) firmasına.tamam iş güzel,bana göre; lakin yapmamam gereken başka şeylerde var.önce yaparım dedim ama sonra düşününce bi garipsedim.gerçi henüz iş olmuş deil.onlar da düşünücek,ben de..kendi işimle ilgili çok çalışırım,elimden geleni yaparım,sorun deil..zaten bi deneyimim de yok.kendimi geliştiricem,sıfırdan başlayıp,eğiticem, öğrenicem vesaire vesaire yanii..
hayırlısı olsun; benim için,herkes için...

23.3.08

dağ,tepe,orman,+oprak

2 dağın arası, uçsuz bucaksız, sakin, in cin top oynayan, yamaçta bi yerde bizim bahçe.hani geçende cevizle zeytin dikmiştik.hehh işte onları sulamaya gidelim dedik bugün.fırtına bi yandan..(saç baş darma duman :p) minik arabamızla koyulduk dağ-tepe yollara.az biraz da araba kullanalım dedik.acemiyiz daha,ilerletelim.istop ettire ettire bi kaldım :) babamın aceleci tavrı yok mu zaten.unutmuşum napiyim allaalla :D bahçeye kadar getirdim ama
:p yokuşu çıkamadım tabe :d
niyse babam sularını verirken fidanlara; bizde çıntar mıdır, kuzugöbeği midir (çok değerliymiş bu bitkicikler,pazarda fiyatlı satılıomuş) çıktık aramaya..sezgin abi baya bi umutluydu 1 kg toplarız diodu :D 1 tanecik bile bulamadık ?! hahaha

çalılıkların arasında olurmuş bunlar.köylü durur mu? bizden evvel toplamıslardır kesin.2 de tosba gördüm.baya bi kocamanlardı.ne yiyolarsa kocaman ormanda (:

toprağa değdi ya ayaklarımız..aldık ya pozitif enerjimizi..lakin bi o kadarda yorulduk.ceylan gibi sekmesi kolay değil tabi toprakta :)
dönüşte benzin azalmış;ite kaka,zorlayaraktan çalıştırdık minik tosbamızı.benzinciye kadar dayandı allahtan.yoksa halimiz perişandı :s
aldık benzinimizi,yıkadık bi güzel..canko'daki eve geldik.yemeğimizi yedik..ohhh

ben biraz sızmışım :p babam bahçede bulur kendine herhangi bir iş..çapa olsun,budama olsun,belleme olsun..fark yapmaz yani :)

akşam dönüşte yavaş yavaş geldik.malum henüz yeni alışıoruz arabaya.hız yapmanın alemi yok :p



15 dk. yolda araba beklemedik, abime ulus'tan bizi al die telefon etmedik..
arabamız vardı..çok şükür..

17.3.08

hallelujah(şükürler olsun)

Well I heard there was a secret chord
duydum ki gizli bir akor varmış
that David played, and it pleased the Lord
Davut'un çaldığı ve Tanrı'nın hoşuna giden
but you don't really care for music, do ya?
Ama sen pek müzikle ilgilenmiyorsun değil mi?
Well it goes like this
şarkı şöyle
The fourth, the fifth
Dörtlüsü,beşlisi
The minor fall and the major lift
Minöre düşüyor,majore çıkıyor
The baffled king composing Hallelujah
Şaşırmış kral Yakarış'ı besteliyor
Hallelujah (şükürler olsun)
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah

Well Your faith was strong but you needed proof
İnancın güçlüydü ama kanıt istiyordun
You saw her bathing on the roof
Onu çatıda banyo yaparken gördün
Her beauty and the moonlight overthrew you
Onun ayışığındaki güzelliği ayaklarını yerden kesti
And she tied you to her kitchen chair
Seni bir sandalyeye bağladı
And She broke your throne and she cut your hair
Tacını kırdı,saçlarını kesti
And from your lips she drew the Hallelujah
Ve dudaklarından Yakarışı aldı
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah
Well baby I've been here before
Belki daha önce buraya gelmiştim
I've seen this room and I've walked this floor
Bu odayı biliyorum,bu yerde yürümüştüm
(You Know)I used to live alone before I knew ya
(Biliyorsun)Seni tanımadan önce yalnız yaşardım
And I've seen your flag on the marble arch
Mermer kemerde bayrağını gördüm
And Love is not a victory march
Aşk zafer kazanılacak bir yürüyüş değil
It's a cold and it's a broken Hallelujah
Soğuk ve kırık bir Yakarış'tır
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah

Well there was a time when you let me know
What's really going on below
Bana neyin gerçek olduğunu ve aşağıda neler döndüğünü anlattığın zamanlar vardı
But now you never show that to me do you?
Ama şimdi bana bunları göstermiyorsun değil mi?
But remember when I moved in you
Ve hatırlıyorum sana sığındığım zamanlar
And the holy dove was moving too
Kutsal güvercin de hareket ediyordu
And every breath we drew was Hallelujah
Ve aldığımız her nefes bir Yakarış'tı
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah

Well maybe there's a God above
Belki yukarıda bir Tanrı var
But all I've ever learned from love
Fakat aşktan öğrendiğim tek şey
Was how to shoot somebody who'd OUT DREW YA
Silahını senden önce çeken birini nasıl vuracağın oldu
And it's not a cry that you hear at night
Ve bu gece duyabileceğin bir haykırış değil
It's not somebody who's seen the light
Işığı görmüş birisi değil
It's a cold and it's a broken Hallelujah
Soğuk ve kırık bir Yakarış'tır
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah
Hallelujah

.
jeff buckley

9.3.08

bi kadın;
demirden daha ağır,
pamuktan daha hafif,
kauçuktan daha esnek,
atmosferden daha değişkendir!

6.3.08

yolculuk esnasında gece oldu mu yol daha çabuk geçer.karanlıktan olsa gerek.pencereden evlerin yanan ışıklarına bakardım bende.kim bilir neler yaşanıyo diye merak ederdim.ışık yandığına göre vardır bi sebebi.mutlu bi anı paylaşıyolardır ev sakinleri -bi doğumgünü belki- aklımıza hep iyi şeyleri getiririz ya..

gecenin karanlığında mum gibi aydınlatan ışıklar, kötü bi olaya da tanıklık ediyo olabilirler.onu bilemeyiz tabi :s gördüğümüz perde arkasında gizli kalır.perde düştü mü aydınlanır; lakin bu aydınlanma hiçte iyi değildir!

karanlık,lambası yanmayan evleri düşünmedim hiç.aklıma bile getirmedim.gözlerim aramadı.karanlıktı...yollar...

akşam oldu mu bi hüzün çöker evlere.perdeler çekilir,lambalar yanar,ev halkı toplanır,yeni bi hikaye başlar,hayat akmaya devam eder..usulca çekip gider zaman; benim gittiğim gibi...


şimdilik!

4.3.08



ben aslında göründüğüm gibi diilim
denize benziyorum
dalgalı, sakin, fırtınalı zamanlarım var
bazende derinliklerimde inciler gizlerim...

1.3.08

bağlanmayacaksın


bağlanmayacaksın bir şeye,
öyle körü körüne.
" O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle O daha az sever seni,
senin O'nu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan,
renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
ucundan tutarak...

Can YÜCEL

hestee insan!

hasta olduğumda ağlarım hep.acıdan ağrıdan değil tabiki :s bi duygu seli basar hıçkıra hıçkıra ağlarım hemde :) okulda adım ana kuzusuna çıkmıştı bu yüzden :) ağlasam "tamam neri annesini özlemiş gitme vakti geldi memlekete" :p
ama rahatlıyodumda ağlayınca..
havalarda yavaş yavaş ısınmaya başladı.baharın gelişi farklı duygular getirdi bana :) mart ayınada girdik ne sıcağı? bu :s mart kapıdan baktırır yani..ağaçlar gibi aldandım bende sanırsam :) hihi..var var daha baharın gelmesine,kuşların özgürce kanatlanmasına,ağaçların çiçek açmasına..ağaç demişken geçen hafta fidan diktik bahçemize.babam,amcam,nuri abi ve oğlu küçük fahri.hava buz ee dağın tepesindeyiz normaldir yani :) zeytin ve ceviz diktik.toprakla iç içeydik anlican.toprak yaş olduğundan ayakkabılarımız çamur.onun ağırlığı ayrı bi dert zaten :) nuri abiyle biz gidelim dedik.hava soğuk,küçük fahri çu çiçeği çıkarıyomuş :) kendi deyişiyle..babamla amcam akşama doru gelince cankodaki evde kaldık artık.hepimiz bi odada soba başında :) bütün negatij enerjimi verdim toprağa :) rahat ve mutluydum..acil hemen gitmem lazım!! bu aralar tuhafım yine :s ağladıkça ağlıyorum...öyleyse ben hastayım :))